} ?> 397422074886350_397442148217676 } ?>

25 yıl sonra bu oltayı neden attılar.?

Yirmi otuz sende öncesinde Türkiye’nin nasıl durumda olduğunu bilmeyenler şimdi ahkam kesiyor geçmişi karanlık ve kirli olan chp zihniyeti ise günümüz gençlerini, kendi iktidarları dönemindeki olayları bugüne ısıtıp servis ediyor ki  gençlerin aklı karışsın diye.. Bu oyunu Ali Karahasanoğlu yazdı..

Ağzında peynir olan karga konumunda isek, aşağıdaki tilkinin “Karga kardeş, sen ne güzel şarkı söylüyorsun. Bir şarkı söylesen de, dinlesek” çağrısı karşısında biraz düşüneceğiz..

Aşağıdaki tilki, peyniri mi istiyor, yoksa benim bet sesimle söyleyeceğim şarkıyı mı?

Konuşacağız..

Her şeyi konuşacağız…

Ama aptallık yapmayacağız..

Tartışacağız.. Her şeyi tartışacağız..

Ama kimsenin bizi enayi yerine koymasına fırsat vermeyeceğiz..

Tüm suçları soruşturalım.. Soruşturacağız..

Ama, işledikleri suçlara, zorunlu olarak ara verenlerin, tekrar sahneye çıkmalarına fırsat verecek sonuçlara, aptalca imza atmaya kalkışmayacağız..

Kapana konulan peyniri yemeye çalışan fare durumuna düşmeyeceğiz…

Bize “Tutun şunları, tutun. Yargılayın. Nasıl Müslümansınız, hemen harekete geçin” diyenlerin..

Bizzat kendileri, yakalanması/tutulması/yargılanması gereken kişilerle yıllarca iş kotarmışlarsa..

Hep birlikte bizim kuyumuzu kazmak için elbirliği içinde çalışmışlarsa..

Bizim de, “Bir dakika, burda hangi oyunlar tezgahlanıyor” diye, durup düşünmemiz, nefes almamız, soluklanmamız, sonra harekete geçmemiz lazım..

Birisi, kendi yazıp kendi oynadığı olayın üzerinden tam 25 yıl geçtikten sonra..

Aklı sıra, “Nasıl olsa zamanaşımına uğradı.. ‘Roma’yı ben yakmıştım’ desem bile, kimse bana ceza veremez. ‘Ben öldürdüm’ desem, zamanaşımına 5 yıl var. Ama ben ‘Öldürmedim, öldüremedim, geri geldim’ diyorum. Otomatikman bana atfedecekleri suç, zamanaşımına giriyor.. O zaman biz de bunun üzerinden, şöyle bir esip gürleyelim” mantığı ile..

“Şu cinayeti işlemek üzere bana teklif yapıldı.. Ama yapamadan döndüm.” diyorsa..

Hemen bu lafın üzerine, peyniri gördüğü gibi saldıran fare misali balıklama atlamayalım..

Bir düşünelim..

Bu yem ile, kimlere ne tuzak kuruluyor?

Hedefe oturtuluyor gibi görünen eski yoldaşlar mı hedef, yoksa çok daha büyük planlar mı var?

Bir değil, iki değil, üç değil, 10 yıl değil..

Bu olta, 25 yıl sonra, niye atıldı?

“Yok yok, hemen koşmalı, bu oltadaki yemi yemeliyiz.. Sonra bu yemi bulamayız” diyenler..

Oltaya gelenlerdir..

Bakıyorsunuz, bahsedilen bir marinada..

“Çöktü” diyenin adamı da..

“Çökülmek istendi, kurtardık” diyen de..

Malına çöküldüğü ileri sürülen de..

Hepsi birlikte eğleniyorlar..

Bir programa 500-600 bin TL alan şarkıcıyı özel eğlencelerine çağırıp..

Dansa kaldırıyorlar..

Ve muhafazakarlara da..

Bu ülkenin insanlarının temel hak ve özgürlüklerini teminat altına alarak, bu ülkenin kalkınması için, halkının huzuru için geceli gündüzlü çalışanlara da..

“Koş aptal koş!.. Bak burda bir yangın çıktı. Gel söndür” diyorlar..

Yangın mekanı senin..

Ateşi oraya getiren sen..

Kibrit de senin, barut da senin işin..

Yangını bizzat çıkartan sen..

Yangın öncesi “Tedbir alınmalı” denildiğinde, tedbiri almayan sen..

Uyarıları takmayan, hatta alaya alan sen..

Sonra, “Koş koş, yangını söndür” diyerek, bizim dürüstlüğümüzü istismara kalkışan ve o yangın ile bizi kimbilir hangi tuzaklara çeken yine sen.. Böyle bir düzende..

Muhafazakar insanların dışında, bambaşka bir dünyanın içinde birbirlerine caka satanların dolduruşuna gelirseniz..

Yiğitlik taslayıp, “Biz bu işin hepsini şıppadanak çözeriz” diye oltaya gelirseniz..

Birbirine en ağır ithamları yapanların iki gün sonra canciğer kuzu sarması olduklarını, kendinizin ise hiçbir dahliniz olmadığı o olaylar yumağında, kenara atılmış olduğunuzu görürsünüz..

Acelemiz ne?

1993’teki Uğur Mumcu cinayetini çözmek için, bir yere mi yetişeceğiz?
İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ, UĞUR MUMCU'YU UNUTMADI.. | Kuzeyegehaber1996’daki Kutlu Adalı cinayetinin müsebbibi, gözetleyicisi, silahı bulanı, arabayı vereni, teklif edeni, gidip yapamayıp döneni..

A’sından Z’sine kadar, bu cinayetin hangi noktasında bir tanecik muhafazakar insan var ki..

Şimdi, o cinayetin alelacele çözümü için de, muhafazakarlar formaları alıp, şortları giyip, koşa koşa maça girsinler?

Bekleyelim birazcık.

Herkes eteklerindeki taşları döksün..

Cinayeti teklif eden de döksün eteğindeki taşları..

Teklif edilen de döksün..

Ortada dolaşan da döksün..

Pusuda seyredip, “Acayip büyük bir iş kotarıyoruz” diyenler de, eteklerindeki tüm taşları döksünler..

Sonra, bu ülkenin dürüst, muhafazakar, seçilmiş insanlarına da, söz sırası gelecektir mutlaka..

Ama telaşa gelirseniz..

Tam da onların tezgahına gelmiş olursunuz…

17-25 Aralık’ta, üç tane kasetin peşinden koşanlar..

“İşte işte, asrın yolsuzluğu” diyenler..

“Haydi bakalım, dürüstseniz, hemen üzerine gidin bu yolsuzluğun” diyenler..

Daha somut yazayım..

“Etiler Polis Okulu’nun arsası, bir Suudi işadamına peşkeş çekildi. 40 milyar dolarlık peşkeş” diyenler..

Sonrasında ne çıktı?

Etiler Polis Okulu’nun arsası, kimseye peşkeş çekilmemiş..

Büyükşehir Belediyesi’nin tapusunda kayıtlı duruyor..

Ama, “Etiler Polis Okulu peşkeş çekildi” diyenler..

Örgütlerinin gazetesi Zaman’a, Bahçelievler’de binlerce metrekarelik arsayı peşkeş çektirmişler..

TUSKON isimli işadamları derneği görüntülü kuruluşlarına, binlerce metrekarelik arsaları peşkeş çektirmişler..

Örgütlerine eleman yetiştiren vakıf adı altında kurdukları üniversitelerine, onbinlerce metrekarelik arsaları tahsis ettirmişler..

Onun için..

Böyle iddialı olaylarda..

Koparılan vaveylalarda..

Estirilen fırtınalarda..

Biraz durup, düşünmek lazım..

Dolduruşa gelmemek lazım..

Tezgaha gelmemek lazım..

17-25 Aralık’ta, tezgaha gelse idik..

“Vay canına sayın seyirciler, Etiler Polis Okulu, nasıl da Suudi işadamına peşkeş çekilmiş” deseydik..

Şimdi Türkiye’nin tamamını kendilerine peşkeş çektiren FETÖ’ye teslim olmuştuk..

Kapandaki peynire, biraz dikkatli yaklaşalım..

Ağzımızdaki peynirde gözü olanları dikkat edelim..

Yoksa..

Düşeceğimiz kuyudan, kimse bizi çıkartmaz..

Bize “Nerdesiniz, niye adım atmıyorsunuz” diyenler de..

Kuyunun başına geçip bize kahkahalarla gülerler..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir