} ?>

Al villayı kes sesini, sus payı

Zengin olan güçlü olan arkasında ağa babaları olanlar bu ülkede işlerini bir şekilde yürütüyor olan ise garibana o bölgenin halkına köylüsüne oluyor. seslerini duyurmayınca da kendi imkanları ile karşı koymaya çalışıyorlar.
Siyanürle toprağı, arsenikle suyu zehirleyen Koç Holding’den öfkeli köylüye ahlaksız teklif!Altın aramada siyanür kullandılar, suya arsenik kattılar, köye ismini veren pınarı kuruttular. Koç Holding’e ait Demir Export firmasının Sivas’ın Kangal ilçesinde yürüttüğü altın madenciliği faaliyetleri sırasında yol açtığı çevre felaketlerini gözler önüne sermeye devam ediyoruz. Gezi kalkışmasında eylemcilere Divan Oteli’ni açan, finansörü olduğu TEMA Vakfı üzerinden çevrecilik duyarı kasan Koç Holding’in, Sivas’ın Kangal ilçesinde köylülere ve hukuka rağmen yürüttüğü altın faaliyetlerinde siyanürle yetinmediği, bölgenin tertemiz sularına arsenik zehrini bulaştırdığı ortaya çıktı.
Koç’un Demir Export firmasının Bakırtepe, Pınargözü ve Naldöken mevkilerindeki zehirli çalışmalarında Pınargözü köyüne ismini veren su pınarını kuruttuğu öğrenildi. Bakırtepe’nin ismini aldığı ve yöre halkının kutsal sayarak adak kurbanları kestiği noktanın da maden sahasına ‘kurban’ edildiği kaydedildi. Arsenik skandalı nedeniyle Demir Export idarecilerinin Sivas Ağır Ceza Mahkemesi’de yargılandığı belirlendi. Rezillikleri ayyuka çıkan Koç-Demir Export’un zehirlediği köylülerle bir araya gelip ‘sus payı’ olarak villa teklif ettiği saptandı.

Akit’e konuşan Bakırtepe Çevre Platformu Aktivisti Hüsnü Koçyıldız, Kangal’ı zehirleyen Demir Export’un kirli faaliyetlerini şu sözlerle anlattı: “Bize 6 ay arsenikli su içirdiler. Artık musluklarımızdan akan içme suyunu içemiyoruz. 350 senedir tertemiz olan sularımız, içilebilen sularımız artık arsenikli. Savcılık el koydu ve bunları mahkemeye verdi. 2 Haziran’da Sivas’ta ağır ceza mahkemesinde yargılanacak bunlar. Biz arsenik skandalından böyle haberdar olduk. Köy Hizmetleri; 1996’da bize gelerek Pınargözü, Davudoğlu mezrası ve Taşgeçit Köyü’ne bir gözenin altına pompa koyarak su deposu yaptılar ve köylerimize içme suyu verdiler. Şimdi bu firma yöneticileri ‘sizin suyunuz zaten arsenikliydi’ diyor. Bizim suyumuz arsenikli olsa 350 senedir zehirlenmez miydik?

Sembol gözeyi kuruttular “Bunlar, köyümüz Pınargözü’ne ismini veren pınarı kuruttular. Aynı zamanda ‘süt pınarı’ dediğimiz su gözesi, Demir Export’un maden çalışmalarıyla 2012 yılından bu yana kurumuş durumda. Tepkilerimiz üzerine 5 ay maden çalışması yapılmazken bu su tekrar yerine geldi. Çalışmalara tekrar başlayınca su tekrar başka kanala geçip gitti. Bakırtepe’nin tepesinde de bölgede kutsal kabul edilen bir oyuk nokta vardı. O oyukta birkaç kova su var gibi görünüyordu ancak suyu çektikçe su geliyordu ve bitmiyordu. Kurban adaklarımızı orada kesiyorduk. Orası bölgemiz için çok önemliydi. Bakırtepe ismini oradan alıyordu. Şimdi çalışmalar nedeniyle oraya da ulaşamıyoruz, akıbetinin ne olduğunu bilmiyoruz.

Dinleri, imanları para olmuş..Yıllardır buradalar ama bu bölgenin lehine tek çivi bile çakmadılar. Köy okulumuzu kendi aramızda topladığımız paralarla yaptırdık. Yolumuz topraktı. Onu da devlet yaptı, yapıyor. İlk toplantılarda bizim köyün okulundaki toplantıda bize villa teklif etmişlerdi. İstemezseniz vereceğimiz parayla gidin şehirden ev alın demişlerdi. Biz gidelim de mezarları nereye götürelim? Tüm köylü olarak tepki gösterdik. Her şey para değil ki. İnsan biraz Allah’tan korkar. Bunlar Allah’tan korkmuyor. Dinleri imanları para olmuş. Biz doğduğumuz yerde ölmek, anne-babalarımızın gömüldükleri yere yani köyümüze gömülmek istiyoruz.

Köylüyü tehdit ediyorlar.. Şimdi bize yazı göndermişler. Zorla arazilerimizi, tarlalarımızı istiyorlar. Metrekaresi 1 TL’den, dönümü bin liradan teklif yapıyorlar. Vermezsek zorla kamulaştırmakla tehdit ediyorlar. Bu ne vicdansızlıktır? Ben 2015 yılında Ömer Koç ile Ali Koç’a mektup yazdım. Koç ailesinin buradan haberi yoktur, işletmeciler acımasız davranıyordur diye derdimi bu insanlara bildirdim. Ömer Koç’a yolladığım taahhütlü mektubun alındı belgesini hala saklıyorum. Mektupta, ‘Bilgi almak için tarafsız, bilgi almak için bir adamı buraya gönderin araştırma yapsın. Elini vicdanına koysun ve araştırmasının bilgisini size versin. İnanıyorum ki siz buradaki işletmeden vazgeçersiniz’ yazdım. Mektubu okuyup okumadılar mı bilmiyorum ama netice alamadık. Gezi eylemlerine otelini açan insan, TEMA diye halkı kandıranlar burada bizi yok ediyor. Bu nasıl bir çelişki?”

Kaynak: Yeni akit /Yavuz Selim/İstanbul

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir