} ?>

Amirallerin tezlerini çürüten olay

Topluma yalan bir tarih yazıp okuttuları için montrö nedir ? lozan nedir bir çok insan bu anlaşmaların maddelerini bile okumadı bilgi ve fikir sahibi olmadıkları için papağan gibi ezber üzerinden tarih öğrendikleri için kanal istanbul’a karşı çıkıyorlar..kafalarına  göre bir araya gelip emekli amiraller bildiri yayınlıyolar..Bu cahillere Ali Karahasanoğlu tane tane cevap verdi..
Köşe yazarları Lozan Antlaşması'nın 96. yıldönümünde ne yazdı? |  Independent TürkçeEmekli amiraller ne diyordu?

“Biz biliriz” diyorlardı.

Neyi biliyorlardı?

“Montrö Sözleşmesi”ni..

Montrö’nün yanı sıra, deniz hukukunu da çok iyi biliyorlardı..

Bu kapsamda, Boğazlar’ın statüsünü ve uluslararası arenada boğazlarla ilgili düzenlemedeki Türkiye’nin haklarını..

“Çok iyi bildikleri”ni söyleyip, “Karadeniz’de barış olması için, Montrö sözleşmesi bir güvencedir” diyorlardı.

“Montrö Sözleşmesi’ni, Türkiye’ye daha fazla haklar tanınması için dahi olsa, tartışmaya açarsak.. Karadeniz savaş alanına döner, bunun kaybedeni de Türkiye olur” diyorlardı..

Montrö Sözleşmesi’ne sahip çıkmak için, muhtıralar hazırladılar..

Geceyarısı internet sitelerinden yayınlattılar..

Gözaltına alındılar..

Yine uslanmadılar, avukatları aracılığı ile, gözaltında iken bile, “Montrö tapudur. Montrö’ye dokunulamaz” propagandası ile, Türk halkını yanıltmaya çalıştılar..
Emekli amiraller gözaltına alındı - Son Dakika Haberleri MilliyetOnlar bilgiç bilgiç konuşurlarken.. Siyasi iktidara sopa sallamaya çalışırken..

Tesadüf bu ya..

Tam da emekli amiraller Montrö üzerinden algı üretmeye çalışırken, Rusya-Ukrayna anlaşmazlığı ortaya çıktı..

İşe bakın ki, amirallerin ileri sürdüğü tezlerin hepsi, Rusya ile Ukrayna ihtilafı eşliğinde çöp oldu..

Ne diyordu emekli amiraller?

“Boğazlar’dan geçecek savaş gemileri için tonaj sınırlaması var, bu sınırlama, Karadeniz’deki savaş isteklilerinin hevesini kursağında bırakır..”

Peki bugün şahit olduğumuz ne?

Tonaj sınırlamasını ihlal etmeden..

Boğazlar’dan ABD savaş gemileri geçiyor mu? Geçiyor..

Rusya bu savaş gemilerinin geçişini, kendisi için bir tehdit olarak görüyor mu?

Görüyor..

Boğazlar’dan geçmekte olan ABD savaş gemilerinin Karadeniz’de 21 gün kalabileceğine ilişkin Montrö Sözleşmesi’ndeki düzenlemeye rağmen, ABD, “Bir yolunu buluruz” diyerek, Rusya ile Ukrayna arasındaki ihtilafta taraf oluyor mu?

Oluyor..

Hani Montrö Sözleşmesi, Türkiye’nin haklarını koruyor, Karadeniz’in bir savaş gölü olmasını önlüyordu?

En önemlisi, hani şu veya bu devletin yanında, Türkiye’nin taraf olmuş gibi değerlendirileceği bir zor duruma düşmesi ihtimalinden, Montrö Sözleşmesi sayesinde kurtuluyorduk?

ABD’nin tonaj sınırlamasına tabi olsa da, geçen savaş gemilerine engel olsanız bir dert..

Geçirseniz bin dert..

Kaldı ki..

“Montrö bizi koruyor, başkalarının savaşında taraf olmamızı önlüyor” diyen amiraller..
Emekli amiraller hakkında yeni gelişme - YeniDönem GazetesiŞunu hiç düşünmüyorlar..

Boğazlar bizim olduğuna göre, Boğazlar’dan her geçiş, bizi zorunlu olarak ihtilafın içine çeker..

Bugün yaşadığımız örnekte, ABD’ye ait savaş gemisine izin vermezsek, daha Rusya ile Ukrayna savaşa bile girmemiş iken..

Biz ABD ile savaşa girmiş olmaz mıyız?

Bu iki tarafı pis bir değnek..

Boğazlar’ın sahibi isek..

Sahipliğimizin hakkını verip, kuralı bizim koymamız ve müeyyidesi için de, uluslararası kuruluşların güvencesini istememiz lazım..

Süslü sözlerle..

Kerameti kendinden menkul sözleşmelere büyük görevler üstlendirerek..

Sadece kendimizi aldatırız.

Sahaya çıkılınca..

İşin boyutu altında ezilir, kalırız..

Amirallerin Boğazlar’dan geçiş ile ilgili tezlerindeki çürük ipe bağlılık, Montrö Sözleşmesi’ndeki, “Karadeniz’de 21 gün ile sınırlı olarak gemilerin kalması” kuralında da, geçerli..

Nasıl mı?

Boğazlar’dan geçen gemiler, Karadeniz’de 21 günden sonra da kalırsa ne yapabiliriz?

Bizim üzerimize ne vazife ki, o gemileri Karadeniz’den çıkartalım?

Bir yandan “Montrö Sözleşmesi ile, Türkiye gereksiz yere dünya devletleri ile ihtilaflara düşmeyecek” diyoruz..

Bir yandan da..

Hiç gereği yok iken, Karadeniz’de gemilerin kalacağı süre üzerinden bile, biz kendimizi başkalarının ihtilafında taraf haline getiriyoruz.

Ve bu noktada, amirallere soralım:

Karadeniz’deki gemilerin çıkarılması bizim görevimiz olmadığına göre, o gemilerin 21 günle sınırlı olarak Karadeniz’de kalmasını düzenleyen sözleşme, niye bizim haklarımızı güvence altına alıyormuş gibi tanıtılıyor?

Bize ne, Karadeniz’de kıyısı olan devletlerin haklarını koruyan sözleşmeden?

Bizim kendi Boğazlar’ımıza bakmamız gerekmez mi?

Neresinden bakarsanız bakınız, emekli amirallerin tezlerinin iflas ettiğini görüyorsunuz..

Tam da, Montrö üzerinden bildiri yayınladıkları günlerde, bu somut örnek cereyan ediyor..

İşin daha vahimi..

Karadeniz’de savaş olmaması için, güvence gibi gösterilen Montrö Sözleşmesi, Karadeniz’de kıyısı olan devletler arasında savaş çıkma ihtimalini hiç dikkate almıyor..

İşte o somut örnek de bugünlerde karşımıza çıkmış oluyor.

Rusya ile Ukrayna, Boğazlar’dan savaş gemisi geçirtmeden, birbirleri ile ihtilaf yaşıyorlar..

İkisi de, Karadeniz’de kıyısı olan devletler.

Boğazlardan geçmeye ihtiyaç olmadan, Karadeniz’i savaş gölüne çevirme yolunda, büyük bir ihtilafı sürdürüyorlar..

Demek ki, kendi güvenliğimiz için de olsa, Karadeniz’in barış gölü olmasını sağlama yolunda, Montrö’nün tek başına bir işlevi yokmuş..

Siz, Karadeniz dışındaki devletlerin o bölgeye gelmemesi için sözleşme yaparken.

Diğer taraftan Karadeniz’deki devletlerin birbiri ile savaşmasını önleme noktasında, elinizden hiçbir şey gelmiyor..

Bizim önerimiz ne?

Montrö’nün iptal edilip, şu an bu sözleşme ile yabancı devletlere verilen hakların çok daha azının onlara tanınması..

Elalemin gemisinin, Karadeniz’de kaç gün kalacağının polisliğini biz niye yapalım ki?

Çok istiyorsa, Birleşmiş Milletler takip etsin o işi..

Ama biz..

Ticari gemilerin tümünden, gerekli harçları alarak geçişlerine izin verme kararımızı deklare ederek..

Savaş gemileri için ise..

Bugünkü tonaj sınırlandırmalarının çok daha altında bir tonaj belirlemesi yaparak..

“Savaş gemilerinizi bizim sularımızdan geçiremezsiniz.. Rusya da gemilerini Ege’ye geçiremez.. ABD de gemilerini Karadeniz’e geçiremez” kararlılığını göstermeliyiz.

Bu şekli ile, dünya barışına da büyük bir katkı sunulmuş olur..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir