} ?>

Bu konuyu çok cıvıttı

Siyasi ve tarihi olaylara her zaman farklı bir bakış açısı ile yazdığı yazılarla bilgilendirici ve doyurucu yazılara imza atan Ali Karhasanoğlu,iyi partinin bazı olayları nasıl sulandırdığını cıvıttığını farklı bir açış açısı ile kaleme aldı..

HDP’nin tehcir yasasını “soykırım” olarak tanımlayıp, ardından da “Yüzleşmemiz lazım” açıklaması yapması..
Yetinmeyip, “Yüzleşilmeyen suç tekrarladı” iftirasında bulunarak, bugünlerde bilesistematik cinayetler işleniyormuş gibi bir algı oluşturması..

Sonrasında da, kimlere mesaj gönderdiğini ispatlarcasına, “Anadolu Hristiyansızlaştırıldı” nitelemesinde bulunması, ateist-sosyalist kafalı, dış güçlerin kuklası HDP yönetimini deşifre etti.

Bugün hâlâ, askerlerimiz PKK’lı teröristler tarafından şehit edilirken, Kürt istismarcılığı yaparak oy toplayan HDP yönetiminin, 1915 olaylarını hatırlatıp, sözü bugünlere getirerek “Suç tekrarlıyor” şeklindeki nitelemesi, gerçeklere taban tabana zıt iftiralar olduğu gibi, CHP+İP ile girdikleri ittifakın şımarıklığından başka bir şey de değildir..

HDP biliyor ki, CHP’nin ve iyi Parti’nin Erdoğan’ı devirme hırsı, iki partinin de gözlerini bürümüş durumda.

Erdoğan’ı devirmek için ise, CHP+İP’in oyları yetmiyor.

Mutlaka ve mutlaka, HDP’nin de bu ittifaka destek vermesi gerekiyor. Bu destekle birlikte, % 45’lere çıkabiliyor ve kendilerini rakip olabilme konusunda birazcık şanslı addediyorlar..

İşte % 45’lere çıkabilmek için bile HDP’ye ihtiyaç duyan CHP+İP, bu desteği alabilmek uğruna, TBMM’de tek başına kalma uğruna, Biden’ı protesto bildirisine katılmayan partiye taviz üzerine taviz veriyorlar..

HDP de, bulunmaz bir fırsatın eline geçtiğinin bilincinde olarak, şımarıyor da şımarıyor..

Ve en nihayetinde geldiğimiz bugünkü noktada, tehcir yasasını, ABD’li Biden’ın açıklamasından önce soykırım olarak tanımlayan HDP ile tüm işbirliğini anında bitirmesi gereken CHP+İP ittifakı, partinin bu açıklaması ile ilgili küçücük yorumda bulunamıyor..

CHP+İP ittifakı bir yorumda bulunamadıkları gibi.

Sorulduğunda da, net bir cevap veremiyorlar..

İP Genel Başkanı Meral Akşener’e, gazeteciler soruyorlar:

“Size yönelik, ‘HDP’ye neden bir eleştiri yönetmiyorsunuz’, eleştirileri var. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Bu kadar ciddi bir konuya, Asena’nın olayı sulandıracak nitelikteki cevabı bakın nasıl:

“HDP meselesi çok cıvıdı. Cıvık bir hâle geldi.”

Bu bir cevap mıdır?

Açıklamanın üzerinden bir hafta geçmiş, HDP hakkında, HDP’nin bu iftirası hakkında tek kelime edememişsin.. Sorulduğunda da, “Cıvık hale geldi” diyorsunuz..

Daha bir kelime etmediniz ki, cıvık hale gelsin!

Akşener’in devamındaki sözleri daha ilginç:

“HDP’nin sözlerine, bu ülkenin içinde, Kürtler de dahil olmak üzere bir vatandaş ‘Aferin ne iyi dedin’ derse ben de adımı değiştiririm.”

Tespit doğru..

Tespit doğru ama..

Seçmenlerinin bir tanesinin bile kabul etmeyeceği iftiraları pervasızca dillendirebilen HDP yönetimine, bu cesaret nereden geliyor?

Evet, cesaretin ilk aşamada emperyalist devletlerden geldiği açık.

Ama gerçeği görmek ve söylemek zorundayız; bu cesaret, emperyal devletlerin teşvikinin sonrasında da, CHP+İP ittifakının HDP yönetimine muhtaçlığından gelmiyor mu?

Bugün itibari ile, CHP+İP ititfakı, HDP ile tüm ilişkileri koparttıklarını açıklamış olsa…

Asena sıfatlı Akşener’in tanımlaması ile, “Kürtler de dahil olmak üzere bir vatandaşın ‘Aferin’ demeyeceği” açıklama ortada dururken..
CHP ve İYİ Parti ortakları HDP'nin sözde 'soykırım' açıklaması karşısında  suskunluğa gömüldü! - TakvimHDP yönetimine bir çift laf edememek, neyin korkusudur?

Haydi İP Genel Başkanı, hırs uğruna, böyle bir ürkek tavır sergiliyor..

Peki İP yönetimindeki diğer isimler, niçin sessizler?

İP milletvekilleri, niçin sessizler?

Bu siyaset tarzı ile girecekleri seçimde, önceki seçimde aldıkları oyu alabileceklerini sanıyorlar mı?

İfade ilginç:

“Kürtler de dahil olmak üzere bir vatandaşın ‘Aferin’ demeyeceği” açıklamaya imza atan bir HDP..

Ve o HDP’nin eski eşbaşkanı ile kahvaltı hazırlığını henüz iptal ettiğini açıklayamamış Meral Akşener..

Biz unutuyoruz..

Yargıtay hatırlattı..

O Selahattin Demirtaş hakkında açılan bir davada, yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararı, dün Yargıtay tarafından onandı..

İddia ne idi?

Selahattin Demirtaş’ın 2013 yılında yaptığı bir konuşma..

Konuşmada Demirtaş’ın ifadeleri şöyle:

“Sakine, Leyla, Fidan arkadaşlarımızın şahsında bütün şehitlerimizi saygı ile anmak istiyorum.”

“Sakine, Leyla, Fidan”ın kim olduğunu biliyorsunuz..

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun da övgü ile bahsettiği bu üçlü, PKK ile ilişkileri sebebi ile Türkiye’den kaçak şekilde, Fransa’da yaşarlarken öldürülmüşlerdi..

Hatta bu üçlüden, Sakine isimli olanının, PKK’nın ilk yıllarına gidinceye kadar terör örgütü ile bir geçmişi olduğu da hepimizin malumu..

Bu üç PKK’lı için “Şehit” diyen..

Yetinmeyip..

“Bütün şehitlerimize” diyerek, diğer PKK’lıları da şehit ilan eden Selahattin Demirtaş..

Dün hakettiği cezayı almış oldu..

Mahkumiyet verilen konuşmanın, sadece bu kadar olmadığını hatırlatma açısından, devamını da aktarayım, küstahlığın ne derece olduğunu, siz de görün:

“Bir nöbet kulübesinde gece yarısı nöbet tuttunuz mu? Kandil’i dümdüz ederiz diyenlerin kendilerini davet ediyorum, omzuna G-3 takıp gitsinler.”

Terör örgütü lehine meydan okumaya bakar mısınız..

Tehdide bakar mısınız..

Bugünlerde girilmesi artık vaçzgeçilmez olan ve sinyalleri de alınan Kandil’i kutsamaya bakar mısınız..

Bunlar bizim karşımıza, “insan sevgisi” söylemi ile.

“Barış, kardeşlik” nutukları ile çıkıyorlar..

Bugüne kadar, olayların sıcak akışı içinde, HDP’lilerin siyaset yaptıklarını iddia edenler.

Umarım bugünden sonra, gözlerini açarlar..

DAEŞ’liler için hangi siyasi parti “Şehitlerimiz” diye bir ifade kullanabilir?

Bu ifadeyi kullanan partiye, meslek odaları, barolar, diğer siyasi partiler, “Düşünce özgürlüğüdür” yorumu yapabilirler mi?

Ben peşinen söyleyeyim..

Diğer siyasi partileri, meslek odalarını, baroları bırakın..

DAEŞ’liler için herhangi birisi “Şehitlerimiz” desin..

Önce HDP yönetimi, o şahsı, o siyasi partiyi linç eder..

PKK’nın, DAEŞ’ten ne farkı var?

O da silahlı terör örgütü.

O da..

Oynanan şu oyunu bitirelim artık..

“Benim teröristim iyidir”i ve “Bana destek çıkan terörist iyidir” yaklaşımını terkedelim artık..

Ali Karahasanoğlu/Yeniakit

Yayım tarihi
Uncategorized olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir