} ?>

CHP’li başkanların şato sevdası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin önünde ‘takoz’ olma vazifesine tam gaz devam ediyor.

Bunu da yalan ve iftiralardan oluşan algı operasyonlarıyla yapıyor. Besledikleri sözde gazeteci görünümlü fondaşlar da algı operasyonlarında görev yapan birer piyon rolü üstleniyor.
İzmir'de gündem 'şato' kararı: CHP'den ilk destek, AK Parti'den ilk tepki!Milletin derdine derman olacak işler yapmak yerine hizmetleri hedef alan CHP’li isimler, milletin evi olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı alçakça hedef alıyor. Bunu yaparken yüzleri kızarmadan yalan söyleyen isimlerin lükse düşkünlüğü de zaman zaman haber oluyor.
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanı adaylığına Kılıçdaroğlu freni (mi)? - Yorumlar - Haber7 - Sayfa 2Şatolardan aşağısına tamah etmeyen CHP’lileri köşesine taşıyan Akşam gazetesi yazarı Turgay Güler, dikkat çeken ifadeler kullandı.

İşte Güler’in “CHP Genel Merkezi” başlıklı o yazısı:

Kocanın evi yok ki!

Kocanın evi yok!

Beni çıldırtmak mı istiyorsun sen?

Senin kocanın evi yok!

Müge Anlı’nın konuğuyla arasındaki bu diyaloğu bilmeyeniniz yoktur. Varsa da bir zahmet internetten izleyiversin. Hatırladıkça yahut rastladıkça hâlâ gülerim.

Bu diyalog aklınızın bir köşesinde kalsın biz gelelim asıl konuya.

Tayyip Erdoğan’ın sarayı yok!

Dahası ortada bir Saray da yok!

Tayyip Erdoğan’ın uçağı da yok! Uçan Sarayı da!

O saray dedikleri Külliye Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait.

Uçaklar da!

Hülasa devletin/milletin külliyesi, uçağı.

Erdoğan’dan sonra çoluğuna çocuğuna kalacak değil.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti var oldukça o Külliye olacak.

İlk günden itibaren bir algı tohumu ektiler. ‘Burası Saray’ dediler. Çünkü Saray kavramının akıllara düşürdüğü imaja ihtiyaçları vardı. Saray yani ihtişam. Hizmetçiler, dadılar, görkemli sofralar, rakkaseler…

Saray’da masalsı bir ihtişam aşağıda millet perişan!

Tüm hikâye bu! Toplumda buna inandırabildikleri kesimleri kışkırtmak, kutuplaştırmak.

Tarihe meraklı olanlar iyi bilir çok eski bir taktiktir.

Fransız İhtilali zamanında yani 1789 yılında Fransa Kraliçesi Marie Antoinette, Versailles Sarayı önünde toplanan ve ‘ekmek bulamıyoruz’ diye bağıran kadınlara ‘ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin’ demiş.

Koca bir yalan!

Yalanı uyduran da itirafları da ortada. Ama konumuz bu değil. Merak edenler araştırabilir.

Kendi tarihimizde de sayısız örnekleri var.

At üstünde seferden sefere koşan Osmanlı padişahları ömürlerinde kaç gün sıcak yatak yüzü görmüşlerdir? Ama benim çocukluğumun okul kitapları padişahları ‘zevk sefa düşkünü’ kişiler olarak anlatırdı.

Harem’den çıkmayan Fatih, Yavuz, Kanuni!…

Neyse!

Dedim ya ilk gün ektiler bu tohumu diye. Her gün suluyorlar bir de. Hatırlayın; Kemal Bey o günlerde ‘Saray’ın klozetleri altından’ diye bir iftira atmıştı. Başkaları da mutfağındaki musluğun altından olduğu yalanını uydurmuştu.

Çaya çorbaya Saray anlayacağınız.

S-400 aldınız. ‘Saray’ı korumak için aldı’!

PKK’yla mücadele ediyorsunuz. ‘Saray’ın savaşı’!

Ormanlar yanıyor. ‘Sarayını sat yangın söndürme uçağı al’!

Ucuz, kirli, iğrenç bir algı yöntemi. Tarih boyunca hep tenezzül edilmiş bir kepazelik.

Neyse!

Ben şimdi sizi Kemal Bey’in genel başkanlığını yaptığı CHP’nin genel merkez binasına götüreyim. CHP Genel Merkezi Söğütözü’de. Ankara’nın arsa fiyatları bakımından en pahalı semtlerinden birinde. 2002-2006 yılları arasında inşa edildi. Yaklaşık dokuz dönüm arazi üzerindeki bina yirmi katlı.

Bina 28 bin metrekare kullanım alanına sahip. Arsa bedeli hariç tam 25 milyon liraya mal oldu o günün şartlarında. Hazinenin CHP’ye yaptığı yardımlardan karşılanmıştır şüphesiz!

Binada 330 binek araç ve 10 otobüs için kapalı otopark var. Sanırım yüzlerce de oda bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetildiği Külliye’yi büyük ve gereksiz bulan dahası Saray ilan eden Kemal Bey sanırsınız ki CHP’yi çadırdan yönetiyor. 20 katlı binanın gemiyi andıran 13. katı Kemal Bey’e ait.

Vah ki vah!

Yazık değil mi böylesine devasa bir binanın boş yere işgal edilmesine! Kemal Bey’e tavsiyem satsınlar bu binayı parasıyla üniversite mi açarlar, hastane mi yaparlar, yangın söndürme uçağı mı alırlar bilmem? Ama kendisine iki artı bir ofis fazlasıyla yeter. Zira yalan ve iftira üretmek için böylesi bir binaya ihtiyaçları yok!

Bitmedi!

Hani şu etrafındaki her şey yandığı halde mucize eseri otu bile zarar görmeyen Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in çiftliği var ya! İşte o çiftlik de yaklaşık dokuz dönüm arazi üzerine kurulu. Tıpkı CHP Genel Merkezi gibi. Koca bir villa, müştemilat vb…

Gözümüz yok. Helalinden kazandıysa sözümüz de yok. Lakin Manavgat gibi bir yerde dokuz dönüm çiftlik dikkat çekmiyor değil.

CHP’li Tunç Soyer İzmir’e Belediye Başkanı olur olmaz tarihi Şato Restoran’ı Başkanlık Konutu’na çevirdi. Çoluk çocuk o Şato’ya taşındı.

Bir de İstanbul var!

İmamoğlu Rumelihisarı’ndaki Fetih Şehitliği arazisine kendisi için milyonlarca lira harcayarak ‘lojman’ yaptırdı.

Oysa seçimden önce ‘konuta lojmana ne ihtiyaç var israf, o paralarla yurt yaparız’ diyordu.

Hadi geçtim parasını, israfını da orası şehitlik yahu şehitlik!!

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir