} ?> 397422074886350_397442148217676 } ?>

Dört isme zor sorular.. Nasıl cevap verecekler ?

Türkiye’de her  on yılda bir d’arbe yapmaya alışkın bir zihniyet vardı.. Bunu başaramadıkları için şimdi farklı yolların arayışı içindeler.. Türkiye’deki muhalif parti liderlerine Ali Karahasanoğlu okkalı sorular sordu.. Bakalım nasıl cevap verecekler işte o yazı..

İşe bakar mısınız..

Tayyip Erdoğan halktan % 52 oy alarak Cumhurbaşkanı seçildi..

Tayyip Erdoğan’ın arkasındaki bu halk desteğine bile itiraz edip, AK Parti’den ayrılanlar..

Yıllarca Erdoğan ile birlikte siyaset yaptıkları halde, şimdi eski düşmanları CHP ile kol kola girenler..

İsimlerini de verelim.

Ahmet Davutoğlu’lar..

Ali Babacan’lar..

Temel Karamollaoğlu’lar..

Şahsiyetlerini beş paralık edecek şekilde, % 25 oy ancak alabilmiş CHP’nin kuklası oldular..

“İktidara tek başımıza yürüyoruz” söylemi ile çıkış yapanlar..

Seçime 2 yıldan fazla zaman varken bile..

“CHP’nin öncülüğündeki ittifakta konu mankeni olmayı kabul etmiş” görünüyorlar..

Kendilerine soruluyor..

Büyük patrondan izin almadıklarından olsa gerek.

Somut bir cevap veremiyorlar..

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sorulunca..

Kılıçdaroğlu, tüm bunların adına konuşuyor..

Adeta bunların hepsinin adına konuşup, ittifakı yapmış, bitirmiş, bu isimlerin itiraz edecek hiçbir özgür iradeleri yokmuş gibi, kesin ifadelerle ahkam kesiyor..

Saadet partisi Genel Başkanı, her açıklamasında, “şu an bizim 2018 milletvekili seçiminde yaptığımız ittifak devam etmiyor” diyor..

Kemal Kılıçdaroğlu, ya kapalı kapılar ardında yapılmış, bitirilmiş ittifak olduğundan..

Ya da, Temel Karamollaoğlu’nun kendisine itiraz edebilecek gücü olmadığına yönelik kendisindeki bir güvenden dolayı..

Kemal beyin cümlesi birebir şöyle:

“‘CHP iktidara geldiğinde başörtüsü, şu, bu elde ettiğimiz kazanımlar elimizden alınır mı?’ diye bir kaygı pompalanmak isteniyor. Dostlarımızla birlikte iktidar olduğumuzda orada Temel Bey de (SP lideri Temel Karamollaoğlu) da olacak. Temel Bey’e başörtüsü konusunda güvenmiyorlar mı?”

Temel bey, “İttifak konusunda verilmiş bir kararımız yok” diyor..

Kemal bey ise, hiçbir tereddüt olmaksızın, “Temel bey de olacak” diyor..

Ben de soruyorum, “Temel bey, siz Kemal beye kendinizi temsil konusunda, sizin adınıza konuşma konusunda vekalet mi verdiniz?”

Aynı husus, Meral Akşener için de geçerli..

Kemal bey, Meral hanım için de, “İyi Parti de olacak” diye kestirip atıyor..

Babacan ile Davutoğlu da, hürriyetlerini Kılıçdaroğlu’na teslim etmiş olmalılar ki, onları da kadroya almış Kemal bey:

“Eğer olursa, ittifak büyürse Ali Babacan olacak, Sayın Davutoğlu olacak.”

Bu sözler sarf edildikten tam bir gün geçtiği halde, ne Temel bey, ne Meral hanım, ne Ali ne de Ahmet beyden açıklama gelmediğine göre..

Bunların hepsine soralım..

“Siz CHP’nin kuklası mısınız?”

Bir daha soralım:

“Siz CHP’nin emir eri misiniz?”

Öyle ya.

Bu isimlerin kendileri bile, açık açık CHP ile ittifak yapacaklarını söylemedikleri halde..

CHP Genel Başkanı rahat rahat bunu dillendiriyor..

Ben de soruyorum..

AK Parti içinde iken, Başbakanlık yapmış Başbakan Yardımcılığı yapmış isimler, şimdi neyin uğruna, CHP’nin önde olacağı bir yönetimde tek bir bakanlık için, bilemediniz iki bakanlık için kendilerini böylesine rezil edecek bir duruma düşürüyorlar?

“Tek başımıza iktidara geleceğiz” dediklerinde.

“Öyle inanıyorlar. Buyursunlar partilerini de kursunlar, seçime de girsinler” denilir de..

“Biz iktidara miktidara gelemeyiz. Yanından bile geçemeyiz. Hemen her seçimde % 25 oyu garanti olan CHP ile bile seçime girsek, yine de oyumuz yetmez. Yanına Erdoğan’a diğer ihanet edenleri de almamız lazım. Yine yetmez.. Erdoğan’a, AK Parti kurulurken ihanet eden Akşener’i almamız lazım.. Yine yetmez.. Yanımıza İstanbul Sözleşmesi’nde, Ayasofya’da, Kur’an kursları konusunda, Başörtü konusunda birebir Erdoğan ile aynı görüşleri savunan Temel Karamollaoğlu’nu da almamız lazım. Yine yetmez, çaktırmadan HDP’yi de, resmi ittifak içinde olmasa da, gayri resmi ittifak içine alarak seçime gitmeliyiz. Ki, bir varlık gösterebilelim..” diyecek kadar ümitsizler..

Yazıklar olsun.. Binlerce defa yazıklar olsun, sizin o iddialı iddialı konuşmalarınıza..

Lanet olsun, sizin geçmişte oturtulduğunuz o büyük büyük koltukları hakketmediğinizi gösteren, şu anki CHP Genel Başkanı’na bir cevap vermekten bile aciz suskunluğunuza..

Sadece parti genel başkanlarını hedef almayalım..

Bu genel başkanların yanlarındaki, eski dönemde Tayyip Erdoğan’ın kendilerine çok önemli bakanlık koltuklarını teslim ettiği diğer isimleri de hatırlayalım..

Sanayi Bakanlığı koltuğuna oturmuş isimlere de söyleyelim: “Yazıklar olsun sizin şu hırsınıza!”

Adalet Bakanlığı yapmış, şimdi CHP’nin kuyruğuna takılmış partide görev yapan isimlere de söyleyelim, “Yuh olsun sizin gözünüzü perdeleyen hırsınıza!”

Ne olacaksınız, söyleyin, CHP’nin öncülüğünde kuracağınız ittifak ile 6-7 parti birden varsayalım % 50’yi aştınız..

Ne olacak?

Yapamayacaksınız. Başaramayacaksınız ama.

Sizin düştüğünüz o acınası hali resmetmek için soruyorum: Tayyip Erdoğan’ı devirmenin dışında, ne elde edeceksiniz?

CHP+İP+DEVA+Gelecek+DP+HDP olarak gireceğiniz seçimde, siz kazansanız ne olur, kazanmasanız ne olur?

Varsayalım kazandınız.

Kaç ay gider o birlikteliğiniz?

Sıkı ise, ayrı ayrı partiler kurma yerine.

Tek parti çatısı altında buluşsaydınız ya..

“Ben parti genel başkanı olacağım” diye, küçük adamların sergileyeceği kibir göstergeleri yerine..

Abdüllatif Şener’in yaptığı gibi..

Cihangir İslam’ın yaptığı gibi..

Gidin CHP’ye üye olun..

CHP kadroları içinde siyaset yaparak seçime girin.

Şu an düştüğünüz rezil konumdan, daha kötü bir tabloyu, emin olun, kimse iddia edemez..

Yarım asrı aşkın süredir tek başına iktidara gelememiş CHP’yi..

Haydi Davutoğlu’lar. Babacan’lar. Karamollaoğlu’lar, Akşener’ler..

Haydi muhafazakarlar. Milliyetçiler.. Ümmetçiler..

Haydi, “CHP’nin koalisyon ortaklığı döneminde Güneydoğu’da 20 bin faili meçhul cinayet var” diyen HDP’liler..

Haydi “Adnan Menderes’i astılar” diye politika üreten DP’liler..

CHP’ye koltuk değnekliği yapın..

Tarihe isimlerinizi, bu lanetle yazdırın..

YENİAKİT/ALİ KARAHASANOĞLU

 

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir