} ?> 397422074886350_397442148217676 } ?>

Hilafetin kaldırılması hangi milletin işine yaradı

Hilafet kaldırıldı halife sürgün edildii Osmanlı parçalandı Osmanlı’nın toprakların da yapay devletler kuruldu o devletlerin başınada kukla idareciler  atandı…Müslüman coğrafyasında kan ve göz yası durmadı o günden sonra,vesayetçi tarihin yazdıkları ilede toplum yalan yanlış tarih ile kandırıldı…Peki işin aslı nedir..Yavuz Bahadıroğlu’nun kaleme aldığı bir yazıdan okuyalım..
Sultan Abdülhamid'in kız kardeşi Seniha Sultan'dan Mustafa Kemal'e mektup:  Çok yaşlıyım, beni sürgün etmeyin - Timeturk HaberKemalistler derler ki: “Hilafetin kaldırılması Türkiye’ye yaradı”…

Bu tamamıyla yalandır!..

Hilâfetin kaldırılması Türkiye’ye değil, İslâm dünyasına da değil, İngilizlere ve müttefiklerine yaramıştır…

Çünkü o tarihlerde İngiltere büyük bir Müslüman nüfusa hükmediyor, acımasızca sömürüyordu…

Bugün Londra’daki metroların altında Pakistanlı Müslümanların kemikleri var…

Büyük Britanya İmparatorluğu Müslümanların kemikleri üzerine basarak büyümüş bir imparatorluktur.

Rahmetli Ahmed Kabaklı, “Temellerin Duruşması” isimli eserinde, bize“filozof” olarak tanıtılan Rıza Tevfik’in kitabından bir olay naklediyor:

“Bizleri (II. Abdülhamid’i tahttan indirmemiz için) başta İngiliz sefiri olmak üzere Fransız, İtalyan sefirleri de çok teşvik ettiler. Olaydan (Sultan II. Abdülhamid’i tahttan indirdikten) sonra, İngiliz sefâretine gittik. Fakat bizi karşılayan olmadı, kimi sorduysak içeride oldukları halde ‘yok’ dedirttiler.

“Yıllar sonra, Londra’da Lord Nicholson’a bunun sebebini sordum. Dedi ki: ‘Dostum Rızâ Tevfik Bey, evet biz sizleri teşvik ettik. Büyük bir netice bekliyorduk. Sultan’la beraber temsil ettiği hilâfet müessesesi de alaşağı edilecekti.’
İngilizler İstanbul'u tek kurşun atmadan nasıl terk etti…? – YALAN YAZAN  TARİH UTANSIN“Lord’a sordum: ‘İngiltere devletini, hilâfet müessesesi neden bu kadar ilgilendiriyor?’

“ ‘Biz Müslüman ülkelerinde, onları idaremiz altına alabilmek için milyonlarca altın harcadık, muvaffak olamadık. Hâlbuki Sultan, yılda bir defâ bir ‘selâm-ı şâhâne’, bir de ‘Hafız Osman Kur’ân-ı kerîmi’ gönderiyor, bütün İslâm ümmetini, hudutsuz bir hürmet duygusu içinde, emrinde tutuyor. İşte biz, bu kuvvetin de devrilmesini bekledik, istediğimiz netice tam alınamayınca size soğuk davrandık.’ ”

Yıllar sonra İngilizlerin İstanbul’u işgal etmeleri işte bu yüzdendir. Fakat bu işte bir tuhaflık var: İçinde kimlerin olduğunu, hangi amaçla Samsun’a gittiklerini bile bile Bandırma Vapuru’nun çıkışına neden izin veriyorlar?
İngilizler İstanbul'u tek kurşun atmadan nasıl terk etti…? – YALAN YAZAN  TARİH UTANSINCumhuriyet tarihini yazanlar bile buna bir kılıf bulamamış olmalıdırlar ki,“Çürük Bandırma Vapuru” efsanesini uydurmak zorunda kaldılar.Bandırma Vapuru’nun çürük-çarık olmadığı ispatlanınca da, Osmanlı hükümetinin gönderdiği söylenmeye başlandı. İngiliz işgalcileri üzerinde Osmanlı hükümetinin böyle bir etkisi olabilir mi? Osmanlı’nın en iyi kurmayları, İstiklâl Savaşı’nı organize etmek üzere Samsun’a rota tutarken, namı dillere destan İngiliz istihbaratı uyuyor muydu? Bu kadarcık bir şeyi anlamamaları mümkün mü?

Çok bilinmeyenli bir denklemle daha karşı karşıyayız!

Öte yandan; İngilizler Başkent’imizi işgal ediyor, ama biz İngilizlerle değil, İzmir’e İngiliz teşvikiyle çıkıp sonradan terk edilen Yunanlılarla boğuşuyoruz.

Hem Yunanlılara İzmir’i işgal ettirdiler, hem de niçin desteklerini çektiler? Yunan’ın Anadolu’da boğulmasını niçin seyrettiler? Bu işin içinde de bir iş yok mu?

Öte yandan; İngilizler İstanbul’u işgal eder etmez, Osmanlı Meclis-i Meb’usan’ını dağıtıyor. Milletvekilleri de Ankara’ya gidip Mustafa Kemal Paşa’nın riyasetinde toplanıyorlar ve Meclis yeniden kuruluyor (23 Nisan 1920)…

İstanbul’daki Meclis dağıtılmasaydı, Ankara’da hangi Meclis toplanacaktı? Toplanmasaydı İstiklâl Savaşı’nın meşruiyeti nasıl tescil edilecekti?

Bitmedi: Hiçbir cephede savaşmadığımız, savaşmadığımız için de yenmediğimiz İngiltere, bir süre sonra merasimle İstanbul’dan ayrılıyor.

Neden geldiler, niçin gidiyorlar?..

Giderken yanlarında ne götürüyorlar?
Lozan ihaneti ne zaman konuşulacak?Hilafet ve saltanat dışında…

İnsanın kafası iyice karışıyor. Düşünüyorsunuz: Siz 600 küsur yıllık bir hanedanı devirmek, 1. 400 yıllık hilafeti kaldırmak isteseniz, ilk plânda neye ihtiyaç duyarsınız?

Kuşkusuz herkes tarafından tanınıp güvenilen bir insana…

Bunun için ne lâzımdır: Yine kuşkusuz birini bu konuma getirmek lâzımdır.

Nasıl yapacaksınız?..

Tabii zafer kazandırarak…

İstiklâl Savaşı bu mudur?

İnsanın beyni yanıyor! Yavuz Bahadıroğlu/yeni akit

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir