} ?> 397422074886350_397442148217676 } ?>

Karşısında ‘eski Türkiye’ var sandı!

28 Şubat sürecinde Müslümanlara bu ülkede aba altından sopa gösterenlere gıkı çıkmadı bu altaylı’nın  başörtüsü ile okumak isteyenlere çok ağır sözler sarf ettti, ama adı bunun gazeteci idi.. Gençler bunun gibilerin geçmişini bilmedikleri için halen kendilerini  20 yıl öncesinde zannediyorlar..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu hedef  Sedat Peker hakkında açıklamasından önce Fatih Altaylı, akıl vermeye kalktı.

“Cumhurbaşkanı dahil olamaz” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklama yapamayacağını söyleme küstahlığına cüret eden Altaylı, “Cumhurbaşkanı’nın, bakanların bu konuda tek kelime söyleme hakları da yoktur, yetkileri de yoktur.” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan haddini bildirdi..  Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Bakan Süleyman Soylu’ya sahip çıkarak “İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’yu hedef alan saldırıların ardında ülkemizdeki huzurun sağlanması var. İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanındayız, yanında olacağız. Binali Yıldırım’ın da oğlu üzerinden hedef alınması asıl niyeti gösteriyor. Ülkemize yönelik hiçbir saldırıya eyvallah etmedik, bu tezgahı da bozacağız. Hedef bakanımız değil, güçlü Türkiye’dir” ifadeleriyle Fatih Altaylı’ya haddini bildirdi.

İşte Altaylı’nın o küstah ifadeleri:

Sedat Peker’in iddiaları ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını isteyenler var.

Aman ha!

Bu büyük bir hata olur.

Bu iddialar ile ilgili bırakın Cumhurbaşkanı’nı, bakanların bile konuşması büyük bir hata olur.

Olumlu veya olumsuz.

Cumhurbaşkanı çıkıp “Bu saçma iddialar” dese yargıyı etkilemektir.

Cumhurbaşkanı çıkıp “Bu ciddi iddiaları araştıracağız” dese yargıya müdahaledir.

Türkiye’de yürütme erkine sahip hiç kimse bu konuda tek kelime dahi etmemelidir.

Edemez.

Yazdım, bir kez daha yazıyorum, Peker’in iddiaları ile ilgili harekete geçmesi gereken tek makam “savcılıklardır.”

Elazığ’daki bir olayla ile ilgili iddialarına Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, Bodrum’daki bir olayla ilgili iddialarına Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul’daki bir olayla ilgili iddialarına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçmeli, soruşturma başlatmalıdır.

Cumhurbaşkanı’nın, bakanların bu konuda tek kelime söyleme hakları da yoktur, yetkileri de yoktur.

Siyasetin ve yürütmenin yapması gereken tek şey bu konuda soruşturma başlatacak olan savcılara dokunmamak, görevinden etmemek, hakkında soruşturma başlatmamaktır.

Dün de Habertürk’te ayaklanma çağrısı yapmışlardı..
Habertürk TV’nin dün akşamki canlı yayınında Fatih Altaylı ve yayın konuğu Prof. Dr. Ersan Şen skandal bir şekilde sokağa çıkma çağrısı yaptı.
Sedat Peker’in iddilarının mevcut sistemde hiçbir savcı tarafından araştırılamayacağını öne süren Prof. Dr. Ersan Şen ile Fatih Altaylı arasında şu diyalog gerçekleşti:

Prof. Şen: Savıcların soruşturma başlatabilmesi için halk, basın ve siyaset desteği gerekir.

Altaylı: Şu an ortada bir halk desteği var ama..

Prof. Şen: Hayır, halk desteği 50 milyonun insanın video seyretmesi değil. Halk ‘adalet istiyoruz’ diyecek. Siyaset halkın adalet isteğine aynen İtalya’da olduğu gibi savcılara ‘yürüyün’ diyecek.

Altaylı: Vatandaş sosyal medyadan zaten adalet istiyor. Başka ne yapması gerekit. Sokağa mı çıkacak?

Prof. Şen: Ya halk gerçekten isteyip sokağa çıkacak. Ya da seçimde işini beceremeyenleri değiştirecek. Yeni gelen de bunu tesis edecek. Bu kadar basit.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir