} ?>

Neler oluyor..!

Gündemdeki olaylara her zaman farklı bir  akış açışı ile yaklaşan gazeteci Ergün Diler yine perde arkasındaki olayları deşifre edip gündemdeki bir çok soruyu cevap niteliğinde olacak bir makaleye imza attı.. Neler oluyor diyoruz ?

İKTİDAR yıpranır…
Eleştirilir. Yanlış da yapar. Her kurum gibi her insan gibi… Ancak bizim buralarda işler gerçekten farklı gidiyor. Belli bir kesim asla ve kat’a mutlu değil. Her şeyden şikayetçiler. Atılan her adımdan mutsuzlar.
Bunu anlamak ve anlatmak mümkün değil. Takip edenler bilir! Olaylara DÜNYA ve TÜRKİYE dengesinden bakarım. Türkiye gerçekten çok önemli bir virajı tutan çok önemli bir ülkedir.
Bunu tespit etmek için de TÜRK OLMAYA GEREK YOK! Adamlar da biliyor zaten… Osmanlı’nın bakiyesi CUMHURİYET zor şartlarda kuruldu. Yıllar süren savaşlar yokluğu da yoksulluğu da beraberinde getirmişti. Topraklarını kaybeden ULU BİR ÇINAR‘dan yeni dallar serpiliyordu. Yeni bir doğum gerçekleşiyordu. İkinci Dünya Savaşı ile birlikte ABD‘nin başını çektiği kurumlar yani DÜNYA BANKASI-IMF-NATO- CIA ülkeye geldi.
Türkiye içinde iki güç vardı. Almanya ile bu üçe çıkartılabilirdi. Osmanlı’daki İNGİLİZ-ALMAN kavgasına sonraları ABD de ekleniyordu. Ve geniş alan buluyordu. Yıllarca Türkiye’de siyaset bu denklemde yapıldı. En zor olan Türkiye’de TÜRK olmak, MİLLİ olmaktı…
Kimseye düşmanlığım yok. Olmaz da. Büyük güçler kendi çıkarları için adım atarlar. Normaldir… Türkiye’yi yanınıza aldığınız zaman ORTA ASYA’ dan AFRİKA’ ya, AVRASYA’ dan ORTADOĞU’ ya kadar uzanırsınız… Anlaşılmayacak bir durum değil. Son yıllarda şu ya da bu nedenle ABD ile ilişkiler gerildi. Kopma noktasına geldi. Önceki Büyükelçi Ricciardone İstanbul’a geliyor, dönemin Başbakanı Erdoğan’ın sağlığı hakkında bilgi topluyordu. Bunu da birkaç isimle bir otelin kapalı kapıları arkasında BOĞAZ’ a nazır bir şekilde yapıyordu.  Doğrudan Erdoğan’ın tasfiye edilmesi için uğraş veriyordu.
Açıktan, gizlemeden… S-400 nedeniyle Washington’dan uzağa giden bir ANKARA var.
Cumhuriyet tarihinde bu ilk kez oluyor. Niyet eden olsa da yapabilen daha önce çıkmadı. Bu nedenle yeni BAŞKAN Biden muhalefetle birlikte hareket edeceklerini söylüyordu. Tam da bu çıkışın önüne arkasına bakınca ABD Büyükelçisi Satterfield’in trafiğini görmek zor olmuyordu.
İmamoğlu'na ABD Büyükelçisi'nden ziyaretBüyükelçi, İBB Başkanı İmamoğlu’na ziyarete gitti mi? Gitti.
İyi Parti Genel Başkanı Akşener’i ziyaret etti mi?
Etti. CHP ile iletişim var mıydı? Elbette vardı. Peki yeni kurulan DEVA Partisi ile temas kuruldu mu, yakınlık sağlandı mı? Evet… ABD Büyükelçisi Satterfield ile Ali Babacan fotoğraflarını paylaştılar. ABD Büyükelçisi Satterfield Babacan'ı ziyaret ettiSIR değil.
Bu iklimde ABD Temsilciler Meclisi’nin 170 üyesi, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’a, mektup gönderdi. Mektupta “İkili ilişkilerimizde stratejik meseleler haklı olarak özel önem arz etmiştir ancak Türkiye’de büyük insan hakları ihlalleri ve demokrasiden uzaklaşma da önemli bir endişe kaynağıdır…” ifadesi öne çıktı. Bu kadar da değildi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, geçtiğimiz yıl İdlib’deki saldırı sonucu hayatını kaybeden 33 Türk askerini anarak dayanışma mesajı gönderiyordu: “Bir yıldan biraz daha uzun bir süre önce İdlib’deki masum Suriyeli sivilleri, Esad rejiminin ve onun Rus-İranlı destekçilerinin zulmüne karşı koruyan 33 Türk askeri hayatını kaybetti. Onların fedakarlıklarını hatırlamakta ve onurlandırmakta NATO müttefikimiz Türkiye’yi yalnız bırakmıyoruz…” “Rusya’dan uzak durun”u sık sık değişik biçimlerde dile getiriyorlardı yani.
SÖZDE MÜTTEFİK HATIRLANIYORDU…
ABD Dışişleri: İdlib'de hayatını kaybeden 33 Türk askerini anıyoruzWashington mektupla uğraşırken ANKARA İNSAN HAKLARI EYLEM PLANI’NI AÇIKLIYORDU… Sivil ANAYASA diyordu…
Türkiye kendi doğrularını yaparken ABD yavaş adımlarla yaklaşma niyetini beyan ediyordu. Ancak Türkiye eski Türkiye değildi.
Koşarak kimse gidip oralara “GELİN ARTIK” çağrısı yapmazdı. Tam da bu noktadan hareketle ABD’nin desteklediği YPG rahatsızlığını göstermek üzere HDP İÇİN KAPATILMA TUŞUNA ELLER GİDİYORDU!
Biden ya da yeni sistem HUKUK diyerek, insan hakları diyerek, demokrasi diyerek aslında en büyük rakipleri RUSYA ile ÇİN‘i hedef alıyorlardı. Araya bizi de katarak… Pandeminin vurduğu dünyada hiçbir güç aynı anda ÇİN ile Rusya ile Türkiye ile uğraşamazdı….
Türkiye’siz olamayacağını bilenler kuyruğu dik tutarak yanaşma gayreti içindeydi…
Yaşanılan tam anlamıyla BİLEK GÜREŞİ. Türkiye ile ABD arasında… Olan biten budur… Siyasetin muhalif cephesine de böyle bakmakta fayda var… Konuşulanlara değil konuşulmayanlara kulak kabartın….

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir