} ?>

Otuzu bir yerde suç makinası

Chp’li aykur erdoğdu freni patlamış kamyon gibi açıklamalar yapıyor, Başkan Erdoğan’ı sürekli tehdit eden söylemlerde bulunuyor..  Her on yılda bir darbe ile ülkenin yönetimine gelen azgın azınlık artık bu amacına ulaşamadığı için daha saldırgan bir tavırda bulunuyor.. Aykut Erdoğdu’nun itirafları neler içeriyor, Ali Karahasanoğlu yazdı..

CHP’nin bir milletvekili var.

Aykut Erdoğdu..

Kendisi hakkındaki suçlamalara, sözümona cevap vermiş..

Vermiş ama..

Hem kendisinin..

Hem de CHP Genel Merkezi’nin..

Hem de CHP’li belediyelerin suç makinesi olduklarını delilleri ile ortaya sermiş..

Rezalete bakar mısınız..

Aykut Erdoğdu’nun kendi açıklamasından aktarıyorum:

“Barış Akademisyenleri üniversiteden ihraç edildikten sonra CHP’de sivil ölüme terk edilen bu akademisyenlerle dayanışma kararı alındı… Bu karar Genel Başkanımızın talimatıydı…”

Ben kamuoyuna açıklanan, böyle bir karar hatırlamıyorum.

Ama olayı kısaca aktarayım.

PKK’nın Güneydoğu’da bazı ilçelerin giriş noktalarına kazdığı hendekler, bir dönem Türkiye’nin gündemini meşgul etmişti.

Sanki devlet, o ilçedeki tüm insanları katletmek istiyormuş da, PKK’lılar da ilçe halkını kurtarmak için gelip, hendek kazmış gibi algı oluşturulmuştu..

1000’e yakın güvenlik mensubu, o hendek eylemlerinde şehit edilmişti..

İşte PKK’nın, özerk yönetim sevdası ile giriştiği o terörist faaliyetlerde, barolar, tabip odaları, mühendis odaları da kafayı çıkartmış, “Barış” diyorlardı..

İlçenin içinde belli evlere yerleşmiş, ilçenin dışına da hendek kazmış bir terör örgütüne değil, devletin güvenlik mensuplarına, “Barış” teklifinde bulunuyorlardı..

İşte o kapsamda, Barış İçin Akademisyenler isimli bildiriyi imzalayan, üniversiteye sızmış PKK destekçileri hakkında, devlet elini taşın altına koydu ve ihraç kararı aldı..

Terör örgütünün, 1000’e yakın güvenlik mensubunu şehit ettiği bir dönemde, siz devlete, “silahları bırakın çağrısı”nı nasıl yapabilirsiniz?

İşte o akademisyenler için, CHP tarafından kollanıp korunma kararı alınmış..

Şimdi Aykut Erdoğdu’nun anlatımlarından öğreniyoruz ki..

PKK’ya destek çıktıkları için ihraç edilen öğretim üyeleri, belediyelerde sistematik olarak maaşa bağlanmış.

Erdoğdu’dan dinleyelim, CHP’nin yaptıklarını:

“Alınan karar gereği ihraç edilen Barış Akademisyenleri belediyelerimizde istihdam edilecek ve kendilerine yaşama tutunacak kadar ücret ödenecekti… Bu ücret sigorta ve diğer masraflar dahil 5.000 TL’ydi.”

Bu bir rezalettir..

CHP hakkında kapatılma davası açılmasını gerektirecek ciddiyette bir suç itirafıdır..

Hatırlatıp, devam edelim, suç makinesi itirafı niteliğindeki Aykut Erdoğdu’nun diğer anlatımlarına:

“Ben aralarında Hayri İnönü’de olan üç belediye başkanı ile görüştüm… Her biri altı Barış Akademisyenini işe alacaktı… Kalan akademisyen ve uzmanların ücretleri de Parti kaynaklarından ödenecekti…”

Nerede şeffaflık?

Nerede, işçi alımında, memur alımında, mevzuat kurallarına uygunluk?

Adam resmen itiraf ediyor: “Başkanla görüştüm, ihraç edilen 6 kişiyi işe alacak.”

Rezalet bitti mi?

Bitmedi.. Şöyle devam ediyor Erdoğdu:

“Akademisyenler Belediyelerde çalışırken kurduğumuz Online çalışma grubu üzerinden Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarıyla ilgili raporlar hazırlayacaklardı…”

Adamları belediyede calıştırıp, belediye kasasından maaş ödettirip, CHP lehine raporlar hazırlattırma planı yapmışlar..

Ne diyeyim? Rezaletin daha devamı var deyip, devam edeyim:

“Akademisyenler çalışmaya başladı… Ancak aradan aylar geçmesine rağmen akademisyenlere maaş ödenmemeye başladı…”

PKK’ya destekte bulundukları için ihraç da edilmiş olsalar, adamları hem çalıştır, hem de para ödeme.. Tam CHP klasiği..

Ve kirli ilişkilere bakın..

Milletvekili itiraf ediyor:

“Ben bu arada söz veren Belediye Başkanlarını defalarca aradım ve mesaj attım… Bugün yarın diyerek beni sürekli oyaladılar…”

Adamı çalıştırıyorusunuz.. Sonra da maaşını ödemeyip, oyalıyorsunuz..

Rezalet bitmedi..

Şöyle devam ediyor, suç makinesi: “Bu arada sadece Hayri İnönü resmi işe başlama tarihine kadar maaşları nakit ödeyelim dedi… Tamam dedim… Akademisyenlerin hesap numarasını gönderdim… ‘Belediyenin adı kayda girmesin hukuki sorun olur… Elden ödeyelim’ dedi.”

Alın size bir tane daha skandal bir suç..

Adamı çalıştırıyorlar.. Maaşını ödemiyorlar.

Toptan ödemeyi teklif ediyorlar. Bu sefer de, resmi yoldan değil, elden ödeme yapmak istiyorlar..

Yani sizin anlayacağınız, kaçak işçi çalıştırıyorlar..

Ve daha önemlisi..

PKK’ya destekte bulundukları için ihraç edilen adamları çalıştırmanın hukuki bir sorun olduğunun da farkındalar. Onun için, resmi olarak ödeme yapmaktan kaçınıyorlar.

Buyursun savcılarımız, bu anlatımı da, soruştursunlar..

“Hukuki sorun gördüyseniz, niye devam ettiniz” diye sorsunlar..

Tabii işler al takke ver külah hesabı..

Hayri İnönü, yeniden başkan olabilmesi için, CHP’li milletvekilleri ile iyi geçinmek zorunda..

Milletvekilleri de, HDP ile birlikte iş kotarmak için, PKK’ya destek veren öğretim üyelerine mali kaynak üretmek zorunda..

Bu işler böyle..

Şimdi skandalın zirvesi geliyor. Erdoğdu adeta itiraf ediyor:

“Daha sonra Şişli Belediyesinden bir Meclis üyesi nakit olarak 30 bin TL getirdi…”

Belediyeden bahsediyoruz…. Bir Meclis üyesinden bahsediyoruz. Ve “30 bin TL”den bahsediyoruz.

Kayıtsız, kuyutsuz..

Kimden alınan rüşvettir? Kimden alınan haraçtır?

Hayri İnönü anlatsın.. Erdoğdu anlatsın. Meclis üyesi deşifre olsun, o anlatsın..

“Ve 5-6 ay boyunca 5 akademisyenin maaşı bu şekilde ödendi…” diyor, Erdoğdu..

Biraz önceki “30 bin TL” ifademi düzeltiyorum..

5 ile çarpıp, “150 bin TL”ye çıkartıyorum..

Kimden alınmıştır 150 bin TL?

Buyrun izah edin, CHP’nin dürüst politikacıları..

Devamında da, suç makinesinin daha nice itirafları var ama..

Bu kadar rezillik yeterli sanırım..

Kara para.. Terör örgütüne destek.. Kaçak işçi çalıştırmak.. Çalışan adamın parasını ödememek.. Öderken, illegal hesaplardan ödemek..

Ben daha ne anlatayım?

Eski CHP milletvekili Sinan Aygün, Ankara’daki kulesi için kendisine ziyarete gelen CHP’li Meclis üyelerinin ne dediklerini ifşa etmişti:

“Ne verecen abi?”

İşte verilen o haksız paralar, demek ki, terör örgütüne destek çıkanlara maaş olarak gidiyormuş.

Duydunuz mu, milliyetçi geçinen İP’liller?

Duydunuz mu, o ittifakta yer almak için can atan SP yönetimini elinde tutanlar?

Ali Karahasanoğl/Yeniakit

Yayım tarihi
Gündem olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir